İ.Hakkı Acaralp’in Günlüklerinden, Sanatla İlgili Çeşitli Yazıları

Güzel sanatlara karşı meyil uyandı içimde. Akademide* Cemal Tollu atölyesinde çalıştım, hocamız Cevat Dereli idi, çalışmalarımı beğendi, klasik resim üzerine çalıştım. Ayrıca, heykel bölümünde de bir müddet bilgimi görgümü arttırmak için çalıştım. Eski Türk yazılarına merak sardım, hattatların eserlerini okudum. Ressam Fehmi Ünverdi beyi tanıdım, bana altın varakla cam üzerine yazı tekniğini öğretti. Bu bilgi ile cam üzerine altın varakla eski klasik şark yazılarını kopya ettim. Ünlü eserlerden ……. tablolar yaptım, bunları Beyoğlu’nda Haşet Kitabevi’nde …….. teşhir ettim ve sattım. Masraflarda çok yordu. Cam üzerine ……… Atatürk resimleri yapmayı denedim, tuttu, bir hayli …….. satıldı.

1957’de Sarıkamış’a tayinen şark görevi için İstanbul’dan ayrıldım. Ressam Fehmi Ünverdi yardımı ile bir hayli altın varak götürdüm Sarıkamış’a. Gazino, kulüp ve oyun sevmediğim için şarkta bu çalışmalarımı daha da ilerlettim. İstanbul’dan bir çerçeve -gönyeli- ……… temin ettim, çerçeve çitalarını İstanbul’dan getirterek çerçeveyi de istediğim şekilde ………. başladım. Yaptığım Atatürk tabloları ve hattat tablolar tutuldu. Sarıkamış’ta, Karsta, Erzurum’da kuyumcu vitrinlerinde teşhir ettim ve satıldı. Atatürk tablolarından komutanlar dahi birer ikişer adet aldılar. Dokuzuncu tümen 17. alayı harekât odaları için tablolar yaptım.

hakkiacaralp_diary2

1959’da Kars’ta açılan ‘ordu, harp ve silah vasıtaları sergisinin’ yazı, afiş, resim ………. işine beni memur ettiler, orada günlerce çalışarak sergiyi açtık. Bu sergi dolayısı ile ……… bir durum oldu, özel müsaade ile eşimi tahsis edilen askeri bir araçla Kars’a getirdim, eşimi çocuklarımı bu vesile ile ………. getirdim. Tablolarım şarkta bana bir hayli kazanç temin etti. Sarıkamış’ta Mevlana Celaledin Rumi’nin ………. cama altından kopya ettim, cama işledim, şark …….. emrimiz geldiği için Konya’da bitirdim. Karıma ithaf ettiğim bu tabloyu ikinci ordu benden satın alarak o tarihte Konya’ya teşrif eden İsmet İnönü’ye, ………. hediye etti. Konya’da gözlerimin kesafeti ve gözlerimin zayıflaması nedeni ile çalışmalarıma ara verdim.

Sanat değeri olmayan yapıt melodram türündedir, kovboy filmleri gibi. Çünkü ………. derinliğine ……… duygular paylaşılamaz, iki boyutlu görüntülerdir.. Sanat değeri olan yapıtlar ise TREGEDYADIR. Güzeli görmek her gözün …….. değildir, güzel kabuk değil özdür. 

Esasen sosyal bir dava, haksızlık, zulüm beni çok hislendirir, hatta gözyaşlarımı tutamam. Duygular paylaşılır, duygularımızı da kapsar.. Hamlet’de olduğu gibi.. 

İyi sanatı kötüsünden ayıran diğer bir özellik: en az çaba ile en yoğun etkiyi sağlama hüneridir, …… bu kural …… politika da ve her şeyde geçerlidir. Alman atasözü vardır çok hoşlanırım, “Kein Meister vom Himmel gefallen” (havadan inmiş usta yoktur), ustayı usta yapan talim ve terbiyedir, mütevazı dil şarlatan değildir, ben yaparım demez ve diyemez. Noksanını göremeyen, eleştiriye tahammülü olmayan insan yükselemez.

hakkiacaralp_diary1

___

Not: Yazılar, çeşitli defterlere aldığı notlardan derlenmiştir
Yazılarında okunamayan ifadeler, aktarımda noktalı alanlarla belirtilmiştir.
*İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi