son kahve

1.bölüm /göz
“göz” kaydedilmek istenenin ilk teşhisçisi, kaybolmak üzere olanın da son habercisidir; “kaybetmek” yolda rastladığınız biri ile bir an göz göze gelip, yolunuza devam etmenizle başlar, sevdiğiniz biri ile bir daha hiç göz göze gelememenize kadar devam eder…

bir de “kaybedeceğini bilmenin” ağırlığı vardır; takip edilebilen…
belki birkaç cümle çıkar ağzınızdan ya da bakakalırsınız öylece

2.bölüm
tavsiye edilen bir hayat, varoluşu temsil edebilir mi?

3.bölüm
ölüm; bazen doğal bir son, bazen bir pazarlık bazen de kendinden vazgeçişi temsil eder

4.bölüm
orada öylece duran “bir süs eşyası” en fazla ne sunabilir?

mesela, tüm bu olan biteni izleyen birkaç yapma sarı limona; “kahve içtiğimiz o sabah, gün aydınlanıyorken, şimdi karanlık mıdır?” diye sorsam, cevap verebilir mi?

5.bölüm
çocukken minik sakız tanelerini dizerdi, dar uzun koridorun salona açılan kapısının yanındaki raflara…

üst üste dizilmiş raflarda, en alt raf onun oyun alanıydı
alttan ikinci rafta “vov vov” dururdu; korktuğu gözünün önünde olmalıydı belki de…

6.bölüm
niceleri geçer

yaşamları boyunca göz boyayan
enkazlarını bırakırlar
kimse anmaz onları


kimileri de birkaç kişi tarafından hatırlanır ve sonsuza kadar kalırlar

7.bölüm
“sesler” vardır, sadece sizin hatırladığınız

kaybolanla birlikte, söylemlerde kalan; “şu sarı otları sevmiyorum” dedi, eliyle ilerideki ağacın altını göstererek; “mezarlıklarda olur onlardan çokça…”

8.bölüm
görüntüler vardır, sadece “anlamı” ifade edebilen…

“kaybolan” ise gitmiştir artık!.

9.bölüm /makine
makine mekaniktir, düşünmez; kaydeder…

ortaya çıkan “görsel”, nesnesinin mesajını iletir,
anlam, onu yükleyene aittir

10.bölüm / sorgu sual
peki ya kaybolacak olanın kendiniz olduğunu yalnızca siz bilseydiniz, korkar mıydınız?

siz, var olabilme umudu ile tutunmaya çalışıyorken, diğerleri ne düşünüyordur?

son bölüm
o gün uzattığı o son sigarayı geri çevirdiğimi düşündükçe göğsüme bir ağrı saplanır her seferinde…

“düzgün adam” olmanın kahrolası yapmacıklığı…”


harika bir hayat!…