Durağan, Süreğen

Yabancısı  olduğum (beklide davetsiz!..) bu yüksek tepede durmuş, etrafı seyrediyordum… az önce, ben henüz buraya gelmemişken, doğa katıksız olarak çoktandır buradaydı ve “zamanı algılayışım” varlığımı hiçleştiriyordu… 200.000 yıl öncesini düşündüm, insanoğlunun henüz yeryüzünde olmadığı varsayılan o soğuk günlerde de muhtemelen kar yine yağıyordu ve 200.000 yıl sonra burada, yeni bir 200.000 yılın başında, süreğenliğe şahitlik etmekten başka ne yapıyor olabilirdim? sonra, yaşadığım şehri düşündüm, şu tepenin az ötesinde kurulmuş olan o “şehir” zaten var olanın başkalaştırılarak elde edilen ikincil bir görüntüsü ise…