Barthes ve Mit / Barthes and Myth

Barthes’in iki kademeli dizgesi; göstergenin (nesne), biçim aracılığı ile içerik’e gönderme yapmasıyla başlar; burada biçim kodlar aracılığı ile görüntü ya da görüngü olarak tanımlanır.

Görüntü; nesnenin görme ile kodlanarak alınmasını, görüngü ise; nesnenin sezgi yolu ile alınmasını tarif eder. Sadece görüntü ile biçimsel olarak ya da sadece görüngü ile duyusal (sezgisel) olarak, üçüncü bir seçenek olarak her ikisiyle birlikte hem biçimsel hem de duyusal olarak alımlama gerçekleşir ve gösteren algı yada duyum haline geline gelir.

Görüntü ile gerçekleşen “gösterge”, algıya ve duyuma dönüşürken, görüngü ile gerçekleşen “gösterge” ise sadece duyuma dönüşür. Her iki durumda da mutlak saflıktan bahsedilemez ancak görüntü ile gerçekleşen gösterge, görüngü ile gerçekleşen göstergeden daha saftır. Bu alımlama da göstergenin varlığı, gerçeği alımlamaya yaklaştırırken, tek başına görüngüsel bir algı ile alımlama duyumun ötesine geçemez ve bu durumda gerçeklikten bahsetmek zorlaşır.

İki kademeli bu zincirde, buraya kadarki kısım Barthes’in çözümünün birinci dizgesini oluşturur ve nesne-dil ilişkisini açıklar. Dil aracılığı ile gösterge haline gelen bu dönemin sonu, zincirin tümü değerlendirildiğinde sıfır noktasına tekabül eder, sıfır noktasında varlık dil aracılığı ile zorunlu olarak bir hüviyet kazanmıştır.

Birinci dizgede dil aracılığı ile gösterge haline gelmiş olan göndergenin, şimdiye kadarki zorunlu değişimi üzerinden bu kez zorunlu olmayan bir müdahale ile karşılaşmasıdır onu mit (myth) yapacak evre.

Yapay ne nihai anlama ulaştıran ikinci dizge ise, birinci dizgede gösterge haline dönüşen varlığın, bu aşamada yeniden gösteren haline taşınması ile başlar. İlk aşamada varlık, nesne-dil ikilisinin zorunlu sonucu olarak yanılsamaya sebep olup olmadığı tartışılırken, ikinci aşamada kurulan nesnesiz üst dil ideolojinin kurulduğu ve işlediği düzlemdir. Bu düzlemde ideoloji devreye girer ve nurtopu gibi bir mit (myth) kucağımızdadır artık :)