ikon, belirti, belirtke, imge, simge, sembol (gösterge türleri)

İkon (görüntüsel gösterge)
Göstergenin iki boyutu arasında (biçim/içerik) doğrudan bir benzerlik bağıntısı vardır; varlığın doğrudan doğruya aktarılmasına öykünür. Mesela; bir fotoğraf.

Belirti
Göstergenin iki boyutu arasında fiziksel bir ilişki, nedenli bir bağ vardır. İletişim amacı taşımayan belirtinin, aktarma niyeti yoktur ancak onu yorumlamayı bilene aktarabilir. Nesnesi ortadan kalktığı zaman onu gösterge yapan nitelikler kaybolur. Mesela; yerin ıslak olmasının yağmur yağdığını göstermesi gibi ya da bir fotoğraf.

İmge (mecaz, eğletileme)
Duyu organları ile algılanmış varlığın düşüncel kopyasıdır. İmgenin algılanışı ve değerlendirilmesi, görme biçimine bağlıdır ve bu yönüyle her imge bir görme biçimini sunar.
Kendini doğrudan açığa vurmayan ve yoruma direnen imge, varlığın temsili ile kendisi (mutlağı) arasında imgenin alanı vardır. Dolayısı ile bir varlık, gerçeğe öykünen imgenin alanı es geçilerek tanımlandığında, eksik kalır. İmgenin bu ele avuca gelmez duruşu sanatı çağırır ki Adorno’ya göre sanat yapıtı da dilsiz olmalı ve imgenin söylem olanakları ortadan kaldırılmamalıdır.
Her imgenin kaderinde büyümek vardır (Paul Virilio)

Simge / Sembol (belirtke)
Göstergenin iki boyutu arasında, nedensellik veya benzerlik ilişkisi değil nedensiz ve uzlaşmaya bağlı bir ilişki vardır. Temsil, algılanabilenin dışında ve gerisinde kabullenilen bir anlama sahiptir. Anlamak için öğrenilmişlik gereken, somuttur ve üzerine yüklenen anlamı taşır.
Gerçeğin gizlenmişteki özünü çıkarmaya muktedir olmayan sembol, simgenin iletişim kurma, ileti aktarma, bilgi verme amacı ile genel bir kabulle kod haline dönüştürülmesidir.
(ideogram, piktogram, fonogram)