Kitap İnceleme: Clive Scott, Sokak Fotoğrafçılığı

Bu kitapla ilgili yazmaya çalıştığım üçüncü metin bu, ilk iki denemem bilgisayar kaynaklı ucubik sebeplerle ardı ardına silindi, üçüncü kez yeniden başlıyorum yazmaya. Sancılarım ikinci kez yazmaya başladığımdan daha az çünkü bu silinmeleri, kitapta geçen bir bölümle ilişkilendirince kaçan tadımı biraz da olsa yerine getirecek bir bahane bulmuş oldum; yazıların silinmesi klasik yazma edimini terk edip, bilgisayar kullanıyor olmamın bir sonucu ki Scott da, kitabında “sokak fotoğrafçılığının çöküşünü” geleneğin terkedilmesine bağlıyor (Sy. 191). Burada sözü geçen “gelenek kavramı”, daralmayı sağlayan kalıpları değil, daha çok bir keşfin (aşk) o ilk kıpırdanışlarının sebep olduğu katışıksız anlayışımızı temsil etmektedir. Çöküşse, günün birinde sahip olduğumuz tüm dijital dokümanın, belki de elektromanyetik siber bir saldırı ile kaybettiğimiz de yaşanacak.

Kitap, Kyle Cassidy’nin bir sözüyle başlıyor; “egzotik sokaklarda gezmek seni sokak fotoğrafçısı yapmaz, o seni turist yapar…”

“Sokak fotoğrafçılığı” deyince, işler teknikle-kuram arasında, kuram tarafına daha yakın duruyor, kitabın kuramsal ağırlığının da kaynağı bu olsa gerek. “Nasıl fotoğraf çekilir?” sorusu yerine “Neyi çekmeliyiz?” sorusunun cevabını vermek istiyor Scott.

Kitap, konu başlıkları halinde aktarılacaktır, ilk başlık “Sokak Fotoğrafçılığı / Belgesel Fotoğrafçılık”…

1-Sokak Fotoğrafçılığı / Belgesel Fotoğrafçılık

Bu bölümde, sokak fotoğrafçılığı ile belgesel fotoğrafçılık ayrımını, kitabın içine serpiştirilmiş cümlelerden oluşan karşılaştırmalı bir tablo ile sunacağım (Sy. 69, 72, 85, 139, 155).

Sokak Fotoğrafçılığı Belgesel Fotoğrafçılık
Büyük olay, hakiki yaşam günlük yaşantıdır Doğru sınıflandırmayı, kurucu tipi, kurallı söz   dizimini arar
Tekrarlanan olasılığı ister Bulgunun kanıta dönüşebildiği bir bütünlük içindedir 
Sokak fotoğrafçısı, anlamın başlangıcındadır Belgesel fotoğrafçılıkta, anlam birikmiş, inkar   edilemez bir yoğunluk kazanmıştır
Yüzler daha az deşifre edilebilir, bakışlar hazırlıksızdır, çevresiyle bütündür Yüzler kendini andan ayırabilir
Şansla olan canlı ilişki Öznenin sabitlenmesi
Kontrol edilmemiş bireysel tepkileri ve tarafsızlığı   etkiler Ahlaki baskı için uğraşır
Mutlağı göreceli olana çevirmeye çalışır Göreceli olanı mutlağa çevirmeye çalışır
Çeşitlilik ve çoğalmayı akla getirir Daralan bir dünyayı akla getirir (72)
Fotoğrafçı kendini bağımsız ilan eder, flanödür* Fotoğrafçı kendini halkın hizmetçisi olarak takdim eder 
Tek bir an üzerinedir Uzun vadeli bir konuyu temsil eder
Anlatımsal potansiyelin herhangi bir zaman ya da yere bağlı olmadığı bir değer dizinselliği ile garantilenen gerçekliğe sahip ve   izleyici   ile bir anlaşma içerisinde 

2-Siyah beyaz mı, renkli mi?

Fotoğraf, siyah beyaz mı olmalı yoksa renkli mi? Scott, şöyle bir yorum yapıyor; “Renk ilgisizce hayatın (devamı için/more)