pozitivist / yorumlayıcı / eleştirel yaklaşım

Pozitivist yaklaşım, gerçekliğin insanlardan bağımsız olarak -tıpkı doğa gibi- var olduğunu savunur, bu düşünceden yola çıkarak sosyolojide toplumsal yasalar hali hazırda zaten vardırlar, dolayısı ile ‘toplumsal dinamiklere’ formüller bulabiliriz… Yorumlayıcı yaklaşım bu düşünceyi alaşağı eder; toplum üzerinde genelleme yapmayı reddeder, çünkü toplumun uzamları ve bağlamları vardır, daha da ötesi monadları vardır toplumun…

Yorumlayıcı yaklaşım da ise toplumsal gerçekler, ‘doğa kanunları’ gibi incelenemez, doğa hep vardır ama toplumsal dinamik etkilenerek yönlenir, doğa insandan bağımsızdır toplum ise insandan oluşur; toplum içindeki minik bir etki tüm toplumu saracak ve algıyı değiştirecek kadar etkin olabilir…

Yani doğa vardır ama toplum oluşur…

Eleştirel yaklaşımda ise, toplum ne pozitivist ne de yorumlayıcı yaklaşıma göre belirlenemez çünkü toplumu sadece yüzeysel görünüşe bakarak değerlendirmek eksik olur; bir toplum dinamiği mit ya da illüzyonlardan oluşmuş olabilir, bu anlamda toplum mekanizmalarını algılayıp, tanımsal kabukları bir bir kaldırıp altındaki gerçeğe ulaşmak gerekir; bu “eleştirel bakış” ile toplumsal kalıplar yerle bir edilip, insana yarayışlı kavramlara ulaşılabilir ve mevcut sakat durum, sağlıklı bir yapıya kavuşabilir…

/

positivist / interpretive / critical approach

Positivist approach defends that reality exists uncommitted to people –just like nature-, already social laws exist in sociology by looking at this idea, and thereby we can find formulas for social dynamics… Interpretive approach tears down this idea; rejects generalizing on society, because society has extensions and consistencies, and moreover society has monads.

In interpretive approach, social realities cannot be studied like ‘nature laws’, nature always exists, but social dynamic inclines by being effected, nature is uncommitted to people but society consists of people; a small effect on society can be so ascendant to wind round the whole society and to change the sense…

So, nature exists but society is formed…

In critical approach, society cannot be described according neither to positivist approach nor interpretive approach because evaluating society just looking at superficial appearance would be deficient; the dynamic of society may be consisted of myth or illusions, in this sense, the reality should be reached by picking up definitional covers one by one and perceiving mechanisms of society; With this critical approach, by destroying the social taboos, notions that are useful for people can be reached, and existing broken situation can regain a healthy structure…