Romandan Fotoğrafa, Fotoğrafdan Romana; Orhan Pamuk

masumiyet-müzesi-blog

Masumiyet müzesi romanında geçen objelerin aklımdaki silüetleri, müzeye yerleştirilen nesnelerle çakıştı mı yoksa ben aklımdaki sarı ayakkabıyla mı kalmak isterdim? sorularını cevaplamaya çalışadurayım, bir okur olmanın ötesinde beni asıl ilgilendiren, Pamuk’un roman macerasının fotoğraf kavramı anlayışıma etkileridir. Bu yazıda, daha çok Masumiyet Müzesi projesi üzerinden ama Pamuk’un genel edebiyat anlayışını da katarak bu etkinin kodlarını yazmaya çalışacağım…

Bu yıl Kars’da dinledim Pamuk’un çalışma stratejisini, kar romanını yazmak için kaldığı otelin çalışanından; sabahları erken çıktığını, kahvaltısını çoğu zaman geçiştirdiğini, bir süre sonra otele dönüp, saatlerce odasına kapandığını dinledim… Ayrıca,Pamuk’un, şehrin daha büyük otelleri yerine görece daha küçük ama çalışma mekânına yakın bir oteli seçmesi, onun çalışma stratejisine ilişkin ipuçları verdi bana.

Masumiyet Müzesi romanından ve roman içerisindeki söylemlerden, Pamuk’un edebiyat anlayışına bakınca, iki kavram gelir karşıma; Zaman ve Katılım..

1-Zaman
Anların önemi;
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir, her şeyde bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu” diye başlar Masumiyet Müzesi romanı…

“Aslında çok mutlu bir zaman parçası olduğuna yıllar sonra karar verecektim” der, 235. sayfada…
“Aristo, fiziğinde “şimdi” dediği tek tek anlar ile zaman arasında ayrım yapar. Tek tek anlar, tıpkı Aristo’nun atomları gibi bölünmez, parçalanmaz şeylerdir. Zaman ise, bu bölünmez anları birleştiren çizgidir. Hayatımızı Aristo’nun zamanı gibi bir çizgi olarak değil de, böyle yoğun anların tek tek her biri olarak düşünmeyi öğrenirsek, sevgilimizin sofrasında sekiz yıl beklemek bize alay edilecek bir tuhaflık, bir saplantı gibi değil, şimdi yıllar sonra düşündüğüm gibi Füsunların sofrasında geçirilmiş 1593 mutlu gece (tufan’a göre; 3702 mutlu gün) gibi gözükür. Çukurcuma’daki eve yemeğe gittiğim akşamların her birini –en zorunu, en umutsuzunu ve en gurur kırıcı olanını bile- bugün büyük bir mutluluk olarak hatırlıyorum” der sayfa 317’de Pamuk…
Pamuk’un zamanın bir çizgi değil, anlardan oluşan bir noktalar birleşkesi olduğuna dikkat çekiyor olması bana anın bir kaydı olan fotoğrafik görüntünün içeriğini sorgulatır…

Anın aşımı;
Pamuk, bazı resimlerin bir hikayeyi gösterebilmek, ayrıntıları işleyebilmek için birden fazla zamanı aynı çerçevenin içine koyulmasından bahseder ki, bu düşüncesini ben Berger’in Rubens’den “Kürk Mantolu Helene Fourment tablosu” hakkında söyledikleri ve Barthes’in, “tek anın yakalanması ile anlık okuma süresinin heyecanlandırmaması” düşünceleri ile çakıştırıp, kaydedeceğim fotoğrafların kodlarını alırım…

2-Katılım, Romanın içine girme isteği
Okurun kafasında hayal uyandırabilmekten ve onu romana katmaktan bahseder Pamuk, büyük bir resme bakan, onun içine girmek ister ve resmi izleyen nasıl onun içine girmek istiyorsa, bir roman okuyucusu da yazarın sunduğu anları hayal gücüyle resme çevirirken romana bağlandığını bu çabanın bir sonucu olarak sunması, Barthesin, “fotoğraf ve serüven” ilişkisine götürür beni…

Masumiyet müzesini gezmek için bir kaç tüyo
Müzenin açıldığı saatlerde orada olun ki kalabalığa karışmadan gezebilesiniz.En üst katta Pamuğun roman yazma stratejisini ve yaptığı eskizlerin özellikle incelenmesini öneririm. Müze içerisinde, fotoğraf çekmek yasak ama dert etmeyin; romana bağlı olarak seçilen ve müzede sergilenen bu objeler birer ikon haline gelip, kendi göndergelerinden koptukları için anlam yitimine uğradıklarından yeniden üretilmeleri, onları imaj olmanın ötesine taşımayacaktır… Kaldı ki,  müze kataloğu amacıyla hazırlanan “şeylerin masumiyeti” kitabında müzeden bolca fotoğraf varken onları yeniden üretmek de ne kadar anlamlı olabilir?
Not: Orhan Pamuk’un henüz hak ettiği ilgiden uzakta olan bu projesindeki görkemin zamanla daha çok fark edileceğini biliyorum.

/

From the novel to the photograph, from the photograph to the novel; Orhan Pamuk

Did the silhouettes of the objects in my mind in the novel of Innocence Museum cross the objects which have been placed in the museum itself? Or would I want to stay with the yellow shoe in my mind? As I am trying to answer these questions, the main concern for me, beyond being a reader, is that the effects of the adventure of Pamuk’s novel on the photograph notion. In this piece of writing, I will try to write the codes of those effects mostly by using the project of Innocence Museum but also by adding Pamuk’s way of looking at literature…

1-Time
The way of Pamuk’s taking attention to the point that time is not a line but a combination of spots consist of moments make me question the photographic image which is the record of the moment.

2-Moment Limitation
Pamuk mentions that some of the pictures put more than one time into the same frame to be able to show the story and watch the details; therefore I write the codes of the photographs that I will record by crossing Berger’s ideas about “Helene Fourment with the Fur Coat,” picture from Rubens and the thoughts of Barthes about “making the momentary reading time get excited by catching the only moment”.

Pamuk mentions about creating a dream in reader’s mind and joining the reader into novel, someone who watches a big picture usually wants be in that picture so as to a novel reader who translates the lines written by the author into pictures in his dreams take me to the Barthes’ relation between “photography and adventure”…

Some tips for visiting the Innocence Museum
Be there at the exact opening time so that you can observe the museum without crowd. I suggest that upstairs, you should observe the way of Pamuk’s novel writing strategies and especially his esquisses. It is not allowed to take a photograph in the museum but it doesn’t matter; the objects chosen related to the novel and exhibited in the museum become icons and lose their meanings as a result of disaffiliating with their own transmissions, therefore their reproduction will not carry them beyond being only an image… I mean, how meaningful to reproduce all the objects when there are a lot of photographs from the museum in the book of “Innocence of the Things” prepared with purpose of being a museum catalogue?

Note: I know that the glory in Orhan Pamuk’s project which does not get attention it deserves, will be realized progressively.

Fotoğraf çekim tarihi/yeri-Shooting date/place: 20.10.2012/Çukurcuma-İstanbul