Son Bakkal / The Last Grocer

“Var” olan, bir gün belli belirsiz ya da alenen “yok” olur. Çoğu kez “sürecin getirdiği” olarak algılanan bu yok olma durumu, aslında hep oradadır, sadece ortaya çıkmak için bekliyordur, habersizce gelir ve teslim alır. Yokluğa gidiş, bazen dalgaların kumdan yapılan bir kaleye çarpmasında ya da döşekte yatan çaresiz bir hastanın gözlerinde gösterir kendini.

“Yok oluş hali”, bu sefer bana kendini 2011 yılının ilk gününde, Ali Amca ile gösterdi. Yılbaşından bir gün sonraki o soğuk kış gününde şehir, evlerinde kalmaya kodladığı insanlarını, evlerinin bacalarından çıkan isli dumanlarla sunarken, diğer bir yakasında da işindeki son gününü yaşamakta olan Ali Bakkal’ı saklıyordu. Yılın bu “ilk günü”, onun aynı mekânda 41 yıldır süren mücadelesinin de “son günü” idi. Tıpkı hayatın, aynı sokağın bir ucunda yeni evlenmekte olan bir çifte mutluluk vaat ederken, sokağın diğer ucundaki cenaze sahiplerine de hüzün sunmasındaki ikilem gibi…

Şehirlerde alışveriş merkezlerinin peşi sıra ve neredeyse her köşe başına kuruluyor olması, varlıklarını devam ettirmeye çalışan mahalle esnafı kavramını da sildi. Bu silinme hali, Kafka’nın “acılı dönüşüm” süreci gibi işledi ve maalesef insanlık cicili bicili yönlendirmelerin aslında neyi arzuladığının farkında olmayarak tercihlerini yaptı ve sahip olduklarını kaybetti. Yeni nesiller bu yeni düzeni “ortam” olarak algılıyorlar. Sonunda, şehir insanı süpermarketlere alış veriş etmeye gelenlerin çantalarını bağlayarak, müşterisini “hırsız” yerine koyan bir zihniyetle karşı karşıya kaldı.

Ali Bakkalın olduğu bu mahallede kurulacak yeni alışveriş merkezinin yüksek sahiplerinin, mahalleyi bir an önce boş görmek istemeleri başlangıçta mahalleli tarafından kabul edilmese de, bu direniş yüksek karar mekanizmalarının baskıları karşısında uzun süre devam edemedi. Ali Bakkal, bu mahallede sonuna kadar kalanlardandı ama bir hafta kadar önce başlayan mesaj niteliğindeki elektrik kesintileri ile de işini yapamaz hale gelince o da bu zorunlu dönüşümün bir parçası oldu. Yılın o ilk günü, Ali Bakkal dükkânını tasviye ederken, elinde körsek bir fener vardı.

Bugün içtiğimiz su parayla, sırada köylümüzün üretimden vazgeçirilmesi var. Bugün sofrasında bulabildiklerini yarın bulamayacaklar şaşırmasın. Örnekleri yaşandı, yeni yaşanacaklar sürpriz olmayacak.

Gıda tekelleri, tekstil tekelleri, teknoloji tacirleri yani yüksek mekanizmalar tüm insanoğlunu kendilerine köle yapmak için kapıda bekliyorlar…

Lütfen biraz farkındalık…

/

The Last Family Grocer

Everything that is, one day, perceptively or imperceptibly, passes away. Most of the time this passing away is simply considered “part of the process,” when actually it is always right there, just waiting to be revealed. Without fanfare it comes and takes control. This entrance into non-existence sometimes shows itself like waves crashing over a sand castle, or is seen in the in the eyes of a patient with an incurable disease as he lies on his cot.

This time I saw non-existence in the face of Uncle Ali on the first day of 2011. It was a cold winter day in the city, New Year’s day when chimneys offered up their sooty smoke to those who chose to stay inside, while on the other side of town Ali spent his last working day hiding inside his `bakkal` (small family-owned grocery store). The “first day of the year” was the last day of his 41 year struggle in the same place. So much like the quandaries of life in which there is the promise of happiness to a newly married couple on one side of the street, while on the other side the offering of sadness to those experiencing a funeral…

Cities, where the hunt is on to cover every corner with a shopping mall, have erased the concept of the neighborhood shopkeeper who is simply trying to stay alive. This state of elimination worked like the process of Kafka’s “Painful Transformation” and unfortunately, without realizing the tinselly direction of their desires, humanity made its choice and lost itself. The new generation sees this new order simply as “the norm.” Finally, city people are faced with the mentality that sees customers as potential thieves needing to have their bags tied up as they go to shop at the supermarkets.

Even if the residents in Ali the grocer’s neighborhood at first tried to resist the emptying of the street where Ali had his family grocery store in favor of the construction of a new shopping mall, this resistance could not last very long against the strong pressure of those in authority. Ali the grocer was one of the last to remain on his street; but after the electric cuts that started a week before made it so he could no longer carry on his work, he got the message that he too must to yield to this “transformation.” It was the first day of the year, as Ali the grocer liquidated his store by the dull light of a hand torch.

Today we pay for the water we drink, next our villagers are forced to give up producing. Don’t be surprised if the food found on your table today is not there tomorrow. We’ve seen it before; we will see it again.

Food and textile monopolies, technology traders, that is, higher powers are waiting at the door to make all mankind their slave.

Please be aware, at least a little…