van gogh-2

Onun hayatımızdaki konumlandırılışının “öncü bir ressam” olması yerine, toplum mekanizmalarının insanoğlu üzerindeki etkilerini gösteren “sosyal bir öğreti” üzerine olmasını yeğlerdim; güvenli bir mesafeden izlenmek yerine, “bir mesaj” olarak algılanmak Van Gogh’u daha mutlu ederdi belki de…

Çocuklarına “iyi resimler” göstermek için onları kukuletalarla sergi alanına getirmeye ikna eden sanat sevici ebeveynler, Van Gogh’un gerçek yaşam öyküsünü göz ardı ederek, sanatı renkli boyalarla süsler yapılan bir hobi olarak sunmak yerine, “bir gösteren” olarak kavratmayı deneyebilirler mi acaba?

Her gösteri sonunda olduğu gibi, gösteri çıkışında imaja büründürülmüş renkli atmosfer dağıtınca bulutları ne Van Gogh kalır ne de bir mesaj…

Kullandığın boya ederinden daha çok para etti, evet, haklıydın!… BİR SATIR, BİR ÇİZGİ BİLE BIRAKMAMALI GERİDE…

_

Notlar:

1-Van Gogh’un yaptığı resimlerde sarı rengi bolca kullanmasını, içtiği absent’in ya da hastalığının tedavisi için kullandığı yüksük otunun (digitalis) görme yetisini bozduğundan kaynaklı olduğu görüşü, toplumun yadırgadığını “öteki” yapma girişimine bir örnektir… Sarı rengi kullanmasının asıl sebebi; mektuplarda belirttiği “geçim sıkıntısı” ile “doğadan elde edilen en kolay rengin sarı olması” arasındaki bağlantıda aranabilir mi?

2-“Deli” dedik ya, kulağını da kesmiştir o zaman!; söylemlerin dışında hangi müspet kanıt bunu ortaya koyabilir?… Çok değer verdiği ama fikir birliğine varamadığı Gaugun’in ayrılma kararı karşısında duyguları tersine çalışan Van Gogh’un, kavga ile sonuçlanan son tartışmalarında kulağı kesilince, kendi tersliği yüzünden çıkan bu kavgada arkadaşını ele vermemek için sessiz kalmış olabilir mi?

3- Van Gogh’un günümüzde satış rekorları ile el değiştiren eserlerini, yaşıyorken hiç satamamış olmasını, “bir eserin kabul görme esasları” başlığı altında yeniden irdelenmesini önemsiyorum.

4-“Çerçeve Yok İçindesin” sloganı ile tanıtılan serginin afişine bakınca, bu sergide Van Gogh’un eserlerinin içine girilebilecek bir deneyim beklerken, afişte gösterilen sergiye dahil bir görüntü değil, gösteri sonunda ücreti mukabilinde fotoğraf çektirilen bir bölüme ait olması reklam etiği üzerine düşünmeme sebep oldu.

(devamı için/more…)